E-posta yazma kuralları nedir?

E-posta yazma kuralları nedir?

Tarih süresince yazı, insanların gündelik hayatlarının bir parçası olmadı. Yazı yazma mecburiyetinde olanlar, devlet dairelerinde çalışan bürokratlar, ilim insanları ve edebiyatçılardı. Mektup yazmak dahi insanın çok sık yaptığı bir iş değildi. Bugün şayet derhal cümle alem, ister ileti (WhatsApp, Messenger, bip, kısa ileti) ister e posta olsun, her gün yazmak mecburiyetinde. Özellikle gençler, cep telefonlarıyla daha düşük konuşup, daha çok mesajlaşıyorlar.

Eskiden işyerlerinde en çok üst düzey yöneticiler,  yazılı haberleşme kurardı. Mektuplarını sekreterlere hazırlatır; düzeltmeleri yaptıktan sonra muhataplarına gönderirlerdi. Şimdi şayet işyerlerinde mavi yakalılar hariç cümle alem, her gün onlarca e posta yazmak mecburiyetinde kalıyor.

Fakat, ne okullarda ne iş yerlerinde kimseye yazılı iletişimin nasıl olması gerektiğiyle alakalı tertipli bir bilgi verilmiyor. Herkes birbirinden öğreniyor ancak kimse olması gerekeni tam manasıyla bilmiyor. Ben insanın konuştuğu ve yazdığı dili iyi kullanmasını çok önemserim. İyi yazan, kendini iyi söylem eden insanlara imrenirim. İnsanın konuşmada ve yazmada kendisini söylem etme biçiminin, onun kimliği ve kişiliğiyle alakalı önemli ip uçları verdiğine inanırım.

Bugün insanların çoğu, gündelik yazışmalarında, imla kurallarına uyma gereği duymuyor; uyanları dahi  fazla resmi üstelik gergin bulup, eleştiriyor. Sanal alemde, dil hususu ile ilgili, doğru olanı yapmanın hatalı olduğu gibi bir idrak oluşmuş durumda.

Yeni dönem, kendi haberleşme tarzını oluşturdu.  Cep telefonları ile ileti yazmanın kendine özgü kuralların olduğu bir gerçek. Bu dönemde, eskinin mektuplaşma adetlerinin geçerli olmadığı mutlak.  Bu sebeple ben dahi sürenin ruhuna elverişli davranmayı doğru bulup yüceltiyorum ancak bunun yanı sıra sahip olduğumuz dilin, kültürel bir miras olduğunu ve bunu hassaslıkla korumamız gerektiğine dahi sonuna kadar inanıyorum.

Bu düşünceden hareketle, ileti ve e posta imla kurallarıyla alakalı gibi bir liste oluşturdum. Bakalım, siz şunlar ile ilgili ne düşüneceksiniz?

1.Bir insanın kendine gönderilen bir mesaja yahut e postaya yanıt verip vermediği onun kişiliğinin ve kültürünün bir göstergesidir. Bazı insanlar e postalara yanıt verme alışkanlığına sahip değil. Bu bence, hem özensiz üstelik kibirli bir tutum biçimidir. Ben şahsen bana gönderilen bütün e postalara –anlamsız istekler içerenler hariç- yanıt vermeyi bir yükümlülük olarak görüp, hepsini cevaplamaya çalışıyorum.

2.Gelen mesajlara (WhatsApp, bip, Messenger, kısa ileti…) ve e postalara mantıklı bir süre içinde cevaplamak lazım olur. Bu süre her bireyin yaşam temposuna göre değişir ancak ben 24 saati geçmeyen bir sürede yanıt vermenin doğru olduğunu düşünüyorum.

3.Her şey e posta yahut mesajla anlatılmaz. Bazı önemli konular, kötü haberler, yüz yüze konuşmayı gerektirir. Son senelerde kısa ileti atarak, umumi müdür yardımcılarını işten çıkaran büyük şirketlere dahi şahit olduk. Ben bu programları epey özensiz buluyor, hiç kimseye yakıştırmıyorum.

4.İnsanın kıymet verdiği insanların önemli hastalıkları, bir yakınlarını kaybetmeleri, ekstrem bir başarıları, e posta yahut mesajla değil, telefonda konuşarak üstelik mümkünse görüşme edilerek paylaşılması gereken durumlardır. (Ama ara sıra, birtakım insanları kutlamak yahut onlara baş sihhati arzu etmek için, ileti atmak daha doğru bir yol olabiliyor. Bunları cümle alem kendi tipine göre, ayırt edebilir.)

5.Konunun ayrıntılarını bilmeyen bir insana, daha önce diğer insanlar arasında geçmiş, onlarca yazışmadan meydana gelen bir e posta silsilesini iletmek ve bu insanı geçmişe yönelik bütün bu verileri okumak mecburiyetinde bırakmak, saygısızlıktır. Doğru tutum, konuyu kısaca anlatıp, lüzumlu olan yazışmaları ayıklayarak iletmektir. Ben bana iletilen bu tür e postalardan epey rahatsız oluyorum; insanlara bu tür özensiz bir davranışta bulunmamak için çaba gösteriyorum.

6.Gereksiz dosyaları, e postalara ilave etmek doğru değildir. Gönderilen dosyaların konu ile alakalı olması, mümkün muhtemel epey küçük ebatlı hale getirilmesi, hem gönderenin üstelik alanın vakit kaybetmesini engeller. E postanın içine, ilişikteki dosyanın ne içerdiği bilgisi mutlaka yazılmalıdır.

7.e posta gönderirken, insanların mahremiyetine saygı göstermek lazım olur. Birbirini tanımayan insanlara toplu  e posta göndermek saygısızlıktır.

8.e posta yazmak kadar, e posta programının özelliklerini dahi doğru kullanmak lazım olur. Her gönderiye “acil” yahut “önemli” işaretleri koymak, “okundu İletisi” talep ederek insanları taciz etmek doğru değildir.

9. Bir insana yanıt verirken, söz hususu e postayı, yazışmalarda daha önce bulunmuş herkese iletmek, hem o insana hem diğerlerine saygısızlıktır. “Herkesi yanıtla” seçeneğini, adamakıllı düşünerek kullanmak lazım olur.

10.e posta ve mesajları büyük harfle yazmak, böğürmek ve paylamak manasına gelir. Bu, bundan sonra yerleşmiş bir şarttır. Yazışmaları büyük harf kullanarak uygulamak, konunun önemli olduğunu değil; bunu yazanın bilgisizliğini yahut kabalığını anlatır.

11.Yazılı iletişimin tesiri, konuşmaya kıyasla çok daha daimi olmasından, insanın öfkeli bir hemen e posta yahut ileti atmaktan ırak durması lazım olur. Ben herkese, çok kızgın olduğu vakitlerde, derhal yanıt yazmak yerine, bir gece uyuduktan sonra yazmasını tavsiye ederim. Ben uzun vakittir bu ilkeyi uyguluyorum ve kendimi yanılgı gerçekleştirmekten koruyorum.

12.Özellikle işletme yazışmalarında kendini gösteren acayip bir Türkçe kullanım biçimi var. İnsanlar işletme yazışması yapar iken, her gün kullandıkları Türkçenin dışına çıkıp, nerdeyse bütün fiilleri geniş vakitte ve edilgen yazıyorlar. “Konuyu araştırıp, size en kısa vakitte yanıt vereceğiz.” gibi saf bir Türkçe yerine, “Konu önce araştırılacak ve sonra tarafınıza yanıt verilecektir.” gibi, kimsenin günlük yaşamda kullanmadığı bir dil kullanıyorlar. Ben gördüğüm her yerde Türkçeyi bu yolla kullananlarla mücadele ediyorum. Bunu yapan herkesi “normal ademoğlu Türkçesi” kullanmaya çağrı ediyorum.

13.Yazışmalarda ve konuşmalarda Plaza Türkçesini mutlaka doğru bulmuyorum. “Yapmış olacağım”, “gelmiş olacağım”, tipi konuşmaları yapay buluyorum.

14.Türkçe içinde ekstrem miktarda İngilizce sözcük kullanmaktan, şahsım dahil, her bireyin kurtulmasını diliyorum. “Work etmiyor” gibi ifadeleri epey antipatik buluyorum.

15.Cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla beraber duygularımızı simgelerle anlatmaya başladık. Önceleri yalnızca sevinç ve üzüntü gibi duygularımızı izah eden emojiler, gittikçe çoğaldı ve haberleşme hayatımızın vazgeçilmez öğeleri oldu. Her türlü mesajlaşmada (WhatsApp, Messenger, bip, kısa ileti) emojiler, alfabenin vaz geçilmez öğeleri gibi yazı dilimize yerleşti. Artık parantez ve iki nokta işareti kullanarak,  gülen surat/asık surat uygulamak, çağın arkasında kalmakla eş anlamlı olmaya başladı.

16.e posta ve mesajlaşma, insanlar arasındaki mesafeyi kaldırdı. Elektronik haberleşmede, ademoğlu kendisinden çok üst düzeyde birisiyle yazışırken, kendini onunla tıpkı derecede hisseder oldu. Bu yakınlaşma yazı dilini, daha içten ve içten bir dile dönüştürdü. Maalesef pek çok ademoğlu, nasıl bir ölçü tutturması gerekliliğini bilmiyor. Bu hususta ölçüyü kaçırmamak için, her bireyin çaba göstermesi gerektiğine inanıyorum.

17.“En az zahmet” yasası, yalnızca Türkçeyi değil bütün dilleri değiştiriyor. Her dilin yazışma dili konuşma diline yakınsıyor. Anlaşılan, dünyadaki hiç bir dil, “en az zahmet” yasasının gazabından kurtulamayacak. Ama gene dahi ileti yazarken, konuşma dili kullanmak bana ters geliyor. Mesajlarda her kelimeyi, imla kuralına elverişli   yazmanın, çoğu vakit hale uyumsuz düştüğünü biliyorum ancak gene dahi, “inş cnm ya” yahut “olm nbr” türü ifadelere bir türlü alışamıyorum.

18.Cep telefonları ve tabletlerin hem e posta üstelik bütün ileti uygulamalarında, konuşulanı yazıya dökme özellikleri var. Kendim dahil, herkese bu özelliği aktif bir şekilde kullanmasını ve bunu bir alışkanlığa dönüştürmesini tavsiye ediyorum.

Bütün bu kurallara daha onlarcası eklenebilir. Bunlar benim önemsediklerim. Unuttuklarım yahut savsaklama ettiklerim elbet vardır.

Bir e posta yahut bir ileti yazmak insana çok kolay ve bayağı bir iş gibi gelebilir ancak ben hem özel üstelik profesyonel hayatımızda, yazışma biçimimizin hem kişiliğimizi yansıtan üstelik kimliğimizi meydana getiren önemli bir neden olduğunu düşünüyorum. Çok yakınlarıma dahi ileti yahut e posta gönderirken, düzgün yazmaya özen gösteriyorum.


tage-posta yazma
10/08/2020 12:25alarm